Ana içeriğe atla

Çini ve Seramik Sanatı- Selçuklu Dönemi

  Öncelikle, Abbasilerin Samarra'da 9. yüzyılda birden bire ortaya çıkan görkemli lüks çini ve seramik
sanatının, Selçukluların Anadolu'ya getirdiği çiniciliğin tek kaynağı olmadığına işaret etmek gerekir. Zaten bu parlak çinicilik 10. yüzyıldan Selçuklu çağına kadar bir daha görünmemiştir. Çin' de, kullanım (kap-kacak) seramiği ve mimari kaplama için kendine özgü sırlı malzeme üretimi, çok eskilerden beri rağbet gören bir sanat alanıydı. Göçebe Kök Türkler' in yazılı anıt komplekslerinde, Çin tarzını yansıtan heykeller ve binalar ile çatı örtüsüne filt sırlı seramik parçalan bulunmuş; yerleşik Uygurlar'ın mabed v.b. mimari kalıntılarında da sırlı taban ve duvar kaplamasına rastlanmıştı ı. Kök Türklerle Uygurların çok sıkı ilişkide bulunduğu diğer büyük yerleşik uygarlık çevresi olan İran' da ise sekizyüz yıllık Sasani devrinde, sırlı duvar levhasının izi bile yoktur; yalnız sırlı seramik kaplara rastlanmaktadır. Bu durum karşısında, İslam öncesi Türk çevrelerinde görülen sırlı yapı malzemeleri ancak Çin etkisine bağlanabilir. Abbasiler yalnız askeri ve siyasi varlıklarıyla ulaştığı sıralarda, Türk dünyasında mimariye sırlı kaplama uygulandığı sezilmektedir. Bunlar Çin sanatından uyarlanmış ürünler olabilir. Buhara'da 1127 tarihli Kalyan ve 1197 tarihli Vabkend minarelerindeki türkuaz sırlı çini kitabe kuşağı ve sekiz köşeli yıldızlar sırası; Urgenç'te 1172 tarihli il Arslan türbesinin külahında büyük baklavalar oluşturan türkuaz sırlı ve sırsız tuğlalar; Sultan Tekeş'in 1200' den önce yaptırdığı türbesinin külahında türkuaz sırlı ve sırsız tuğla mozaikle balık sırtı ve baklava motifleri; kabartma yazılı türkuaz çini levhalarla kaplı saçak bordürü,İran' da, 1115 dolaylarından Kazvin' deki Medrese-i Haydariye alçı bordüründe damla ve baklava biçimli türkuaz çiniler, Meraga' daki 1147 tarihli Kümbet-i Surkh'ta çini mozaikler, Isfahan' da 1190 dolayından Minarı Sareban'ın şerefe altı ve gövdede türkuaz çini bezemeler gibi Orta Asya ve İran'ın erken İslam anıtlarında görülmeye başlayan, çoğunlukla türkuaz, tek renk sırlı çiniler, Anadolu Selçuklu zamanında kamu yapılarında görülen sırlı bezemelerin en yakın benzeri ve öncüsüdür.

  Büyük Selçuklu imparatorluğunun yeni metropol bölgesi İran' da, 12. yüzyıldan itibaren Kaşan, Nişapur, Rey gibi önemli seramik merkezleri ile lüster ve tamamen Selçuklu sanatına özgü "minai" tekniği ortaya çıkmıştır.

  Siirt Ulu Camisi, Anadolu' da şimdilik bilinen ilk çinili eserlerden biri kabul edilir. Özgün şekli ve yapı evreleri tartışma konusudur. 12. yüzyıla ait kabul edilen mihrap çinilerinden kalan türkuaz parçalarla sırlı tuğla artıkları, geometrik ve bitkisel motifler izlenimi bırakır. Camiye1289'da eklenen minare, 1260' da Atabey Mücahit el ishak'ın emriyle onarılmıştır. Kaidesinden yukarda, türkuaz sırlı baklavalar ve kareler biçiminde çini levhacıklar, türkuaz sırlı olması muhtemel bezeme kuşaklarının, Musul Ulu Camisi gibi Zengi Atabeyliği örnekleriyle benzerliği, bu yüzden olabilir.



Görsel 1- Konya Kılıçarslan Türbesi


  Anadolu' da ilk çini kullanılan yapı olarak, Siirt Ulu Camisi ve minaresinden başka Divriği Kale Camisi portali, yahut ta Konya 2. Kılıcarslan Türbesi de gösterilir. Araştırmalar ilerledikçe böyle varsayımlar değişebilmektedir. Örneğin, Danişmendli Nizameddin Yağıbasan'ın Tokat'ta 1164'ten önce yaptırdığı "Çukur Medrese", Selçuklu döneminin en eski ve ilginç kamu yapılarından biridir. Çok tahrip edilmiş, kitabesi, bezemeleri kaybolmuştur. Vakıflar Genel Müdürlüğü restorasyonunda yapılan kazıda, hem binanın iki katlı olduğu; hem de ana eyvan duvarında in situ altıgen çini levhalarla çevrelerinde başka çinilerin izleri ortaya çıkmıştır. Bunların ilk yapılışta mı, yoksa 13. yüzyılın 2. yarısında geçirdiği onarımda mı kaplandığı tartışılabilir. Özgün yapının iç yüzlerinde, kapı, pencere, kemer, tromp, kubbe eteği gibi çeşitli yerlerde çini bezemeler yaptırılmış olabilir. Bulunan çiniler, o dönemdense, bu medrese Anadolu' daki en eski çinili anıtlardan biridir ve Anadolu' da çini kullanımının başlayışı, gelişmesi ve tuttuğu yerle ilgili yargılar değişir.

  Akşehir Ulu Camiisi'ne, 1. lzzeddin Keykavus zamanında, 1213'te eklenen minarenin pabuç kısmında, türkuaz sekiz köşeli yıldız çiniler ve aralarında lacivert yarım haç şeklinde çiniler bordür halinde sıralanmış; ayrıca dikdörtgen türkuaz çinilerle baklava motifleri de yapılmıştır. Doğu cephesinde de çini artıkları görülmektedir. Alaaddin Keykubad zamanında ( 12 19- 1237) eklenen mihrap, beyaz harç zemine türkuaz, mor çini mozaikle, girift geometrik örgü ve yalancı kufi benzeri motifler, bunlarla kesişen mor çini hatlı onikigenler işlenmiş bordürler aralarına oturtulmuş çeşitli mor ve türkuaz yıldızlarla bezenmiştir. Tepesinde beyaz harç zemine çini mozaikle türkuaz kufi yazı bordürü işlenmiş;
arasına mor çiniden yıldız motifleri konmuştur. Mukarnaslı kavsara köşeliklerinde, beyaz harç zeminde türkuaz çini mozaikle kufi üçlü Ali yazıları birbirine ulanan "kaz ayağı" motifleri şeklinde üsluplaştırılmıştır.


Görsel 2- Akşehir Ulu Camii


Görsel 3- Akşehir Küçük Ayasofya Mescidi


Görsel 4- Malatya Ulu Cami


Görsel 5- Konya Aleaddin Camii



Görsel 6- Konya Karatay Medresesi



Görsel 7- Konya Sahip Ata Mescidi



Görsel 8- Sahip Ata Mescidi



Görsel 9- Konya İnce Minareli Medrese



Resim 10- Konya İnce Minareli Medrese



Resim 11- Erzurum Yakutiye Medresesi



Resim 12- Sivas Buruciye Medresesi



Resim 13- Sivas Gök Medrese


Selçuklu Saraylarında Çini Sarayları kaplayan ve mimariye renk katan zengin figürlü çinilerin yaratıcıları, sanat yeteneklerini simgeler dünyasıyla birleştirerek Selçuklu resim sanatının dinamizmini ve estetiğini oluşturmuşlardır. Mimari bezeme türü olarak çini, çeşitli biçim ve yöntemlerle değerlendirilmiştir. İnsan, hayvan ve fantastik yaratıklar gibi figür tasvirleri içeren çiniler, sek.iz ve altı kollu yıldız, altıgen, kare ve haç biçimli levhalardan oluşmaktadır. Desenleri şeffaf sır altına işlendiği için SIRALTI denilen çiniler, sayıca en büyük grubu oluşturur. LÜSTER denen ikinci büyük çini grubunda desenler genellikle altın sarısı, kızıl kahve renklerde sır üstüneişlenmişlerdir. Ayrıca, genellikle kobalt mavisi ile sır-içi boyama tarzında lüster örnekleri de bulunmaktadır.



Konya 2. Kılıçarslan Köşkü



Resim 14- Oturan simetrik iki figür. Sekiz köşeli minai yıldız çini. Konya 2. Kılıç Arslan Köşkü. Berfin islam Sanatı Müzesi




Resim 15- Yan yana üç figür. Sekiz köşeli minai yıldız çini. Konya 2. Kılıç Arslan Köşkü. Konya Karatay Müzesi.

Resim 16- Bağdaş kurarak oturan figür. Altı köşeli yıldız çini. Konya 2. Kılıç
Arslan Köşkü. lstanbul Türk-lslam Eserleri Müzesi.


Alanya İç Kale' deki Saray 




Resim 17- İnsan figürlü, sıraltı tekniğinde çini parçası. Alanya iç Kale Saray buluntusu. Alanya Müzesi.


Resim 18- Sekiz köşeli, kitabeli sıraltı yıldız çini. Alanya İç Kale Saray buluntusu. Alanya Müzesi.


Antalya ve Aspendos' daki. Saray Çinileri


Resim 19- Sıraltı teknikli, geyik figürlü çini. Antalya Aspendos Sarayı



























Resim 20- Antalya Sarayı. Antalya Müzesi.

Kubad Abad Sarayı



Resim 21- Es-Sultan " yazılı, çift başlı kartal desenli, sıraltı tekniğinde yıldız çini. Kubad Abad, Büyük Saray. Konya Karatay Müzesi.


Resim 22- El-Muazzam " yazılı, çift başlı kartal desenli, sıraltı tekniginde yıldız çini. Kubad Abad, Küçük Saray. Konya Karatay Müzesi


Resim 23- Şeffaf türkuaz sırlı, çift başlı kartal desenli haç formlu çini. Kubad Abad, Küçük Saray. Konya Karatay Müzesi


Resim 24- Sıraltı tekniğinde siren, köpek, çift kuşlar ve yırtıcı kuş tasvirli yıldız ve soyut bitkisel ve geometrik desenli haç formlu çiniler. Kubad Abad, Büyük Saray. Konya Karatay Müzesi

 
Resim 25-Ayı" figürlü sıraltı. Kubad Abad, Büyük Saray. Konya Karatay Müzesi.

Yorumlar