Ana içeriğe atla

Anadolu Selçuklu Mimarisinde Yazının Dekoratif Eleman Olarak Kullanılması

İslam Mimarisinde Yazının Dekoratif Olarak Gelişme Nedenleri

Yazının dekoratif olarak kullanılışı Selçuklulara gelinceye dek hemen hemen bütün İslam mimarisinde görülmektedir.

Özellikle dinsel mimaride yazı dıştan içeriye olmak üzere; taç kapılarda, minare şerefe altı kuşaklarında, kapı, pencere niş ve alınlıklarında, mimari elamanları birbirine bağlayan yüzeyler üzerinde kuşaklar halinde kullanılmıştır. Ayrıca taşınabilir eşya olan minber, kuran, rahle ve sandıklarında, şamdanlarda, sandukalar üzerindeki çeşitli yazı bezemeleri ana formları güçlendirmekte. tamamlamaktadır.

Resim ve heykel ilk İslam yapıtlarında görülmesine rağmen gelişememiştir.

Kuranda, İslam dininde resmi yasaklayan bir ayete rastlanmıyor. Sadece maide suresinde putperestliği yasak eden bir ayet vardır.

İlk İslam yapıtları arasında olan Kasrul Hayr Sarayının (ms 724) cephesindeki heykeller, Kuseyr Amra Sarayının (ms 715) hamamında görülen kadın figürleri, Samarra kazılarından çıkarılan insan ve hayvan resimleri görebildiğimiz gerçeklerdir.

12. yy Anadolu Selçuklu yapıtlarından günümüze gelen örnekler arasında, bugün Konya müzesinde bulunan Konya kalesine ait melek, avcı, savaşçı kabartmalarını görmekteyiz.


Kronolojik Sıraya Göre Anadolu Selçuklu Yapıtlarında Yazının Yeri


Divriği Kale Cami (MS 1080)
Anadolu Selçukluları devrinde en eski taç kapı Divriği Kale camisindedir. Taç kapı sövesindeki tek satırlık kitabede sanatçının Maragalı Hasan Firüz olduğu yazılıdır. Yazı Büyük Selçuklu üslubunda çiçekli kufidir, kabarık olarak çalışılmıştır. Bu taç kapı Anadolu Selçukluların taş malzemeye henüz yabancı olduklarını gösterir. Taç kapının iki yanındaki sütun başlıklarında Samarra eğik kesim malakari bezemelerini taş üzerine geçirilmiş şeklini görürüz.





Diviriği Sitti Melik Türbesi (MS 1195)
Bu yapının taçkapısında ana planın altı köşeli kesit bozulmadan, herhangi bir çıkıntı olmaksızın yapılmıştır. Giriş yüzü hiçbir çıkıntı göstermemekle beraber taçkapıyı basit bir geçme çerçeveler. Gelişimini kitap üzerinde yapan sülüs yazı Anadolu Selçuklu yapıtlarında ilk kez karşımıza çıkıyor. Taçkapının kapı üstü kemerinin üstünde yapım tarihini belirten küçük bir kitabe ve bu kitabenin üzerinde kıvrım dal ve rumi bezemeleri kapsayan sülüs yazı bandı vardır.








Kayseri Gülük Cami (MS 1207)
Selçuklu vezirlerinden Muzafferiddin Mahmut kızı Elti Hatun tarafından yaptırılmıştır. Mihrap kesme çini mozaik tekniğinde bezenmiştir. Mihrabın üst kısmında sülüs yazı bandı yer almaktadır. Alınlıkta ise düğümlü kufi yazı bulunmaktadır.





Sivas Şifaiye Medresesi ve 1. İzzettin Keykavus Türbesi (MS 1217)
Taç kapıda gördüğümüz sülüs yazı örneği, kitabe kuşağı olarak nişin içini dolaşır. Yazı kabartma olarak yazılmıştır. Burada yazı başlı başına bir bezeme unsurudur yalın olarak kullanılmıştır.





Kapıdan girince sağ kenarın ortasında bulunan 1. İzzettin Keykavus türbesinin avluya bakan yüzeyinde sırlı tuğla ve kesme mozaik tekniğinde bezenmiş olduğunu görüyoruz.








Sivas Ulu Cami (12. yy)
Yazı olarak minare kaidesi üstünde kesme çini tekniğinde kufi yazı bantlarını görüyoruz. Ayrıca minarenin orta bölümü ile şerefe altında çepeçevre dolaşan düğümlü kufi yazı kuşakları vardır. minarede yapı elemanı olarak tuğla kullanılmıştır. tuğla malzeme üzerinde yontma ve örgü tekniği ile yazı oluşturulmuştur. Kapı üstü kitabesi kesme çini tekniğinde düğümlü kufi yazıdır.
Kapı üstü kemeri yazı kuşağı yalın bir sülüs örneğidir. Kapı ve pencere kemerleri üstünde, üç ayrı karakterde düğümlü kufi yazı panoları yer alır.


Görsel - Minare kaidesi


Görsel - Minare gövdesi



Görsel - Pencere kemeri üstü



Görsel - Pencere kemeri üstü


Görsel - Pencere kemeri üstü

Konya Alaeddin Cami ( MS 1220)
Kuzey duvarında taç kapısı bulunmaktadır. kapı çerçevesinin üzerinde üç satırlık taşa kabartma olarak işlenmiş, sülüs yazı türünde bir yazıt vardır. Kapıyı çerçeveleyen çerçeve içerisinde, küçük kemer biçimi yüzeylerde kutsal isimler sülüs yazı ile kabartma olarak taşa işlenmiştir.




Konya'da en eski çini bezemesi, Alaeddin Cami mihrap ve kubbenin üstüne oturduğu üçgen alanları kaplamaktadır.



Kesme çini mozaik tekniği ile yapılmış bu çinilerde kıvrık dallar birbirine geçmekte, bunların üzerine bir sülüs yazı kuşağı bütün mihrabı çerçevelemektedir. Mihrap alınlığında ince örgülü kufi bezeme unsuru olarak kullanılmıştır.



Niğde Alaeddin Cami (MS 1223)
Kitabesi beyaz mermer üzerine üç satırlık sülüs yazıdan oluşmuştur. Taşa kabartma olarak yazılan yazıtın altında tek satırlık bir yazıt daha vardır.



Konya Aksaray Sultan Han (MS 1229)
Taçkapı bezemeleri anıtsal özelliği ile eşsizdir. Taşa yuvarlak kesitli olarak işlenmiş kapı kemeri üstündeki yazıt kuşağı Selçuklu sülüs yazısıdır. Harf aralarında tek palmet motif yerleştirilmiştir. Sivri kemerin hemen altında taşa yuvarlak kesimli oyulmuş sülüs yazı vardır.





İç avludan kapalı kısma açılan ikinci bir taç kapıda kabartma olarak işlenmiş sülüs yazılı yazıt nişin içini dolaşır.

Divriği Ulu Cami ve Şifahanesi( MS 1229)
Cami kuzey taç kapı dışındaki payenin hemen yanında, ince sütun üzerinde yıldız biçimli sütun başlığı oturmuştur. Bu başlık üzerinde, yuvarlak kesitli, taşa kabartma olarak çalışılmış sülüs yazı kuşağı bulunmaktadır.



Görsel - Divriği Ulu Cami, Kuzey Taç Kapısı



Görsel - Divriği Ulu Cami Taç Kapı Detay


Taç kapı nişi üzerindeki yazıt alçak kabartma olarak dal ve çiçek motifleri ile beraber işenmiştir.
Bu taç kapıda boş yüzey bırakılmaksızın bitkisel motif ve rozetler yüksek kabartma olarak işlenmiş olup, taş kendi malzeme özelliğini kaybetmiş, ahşap karakterine bürünmüş ve malzeme zorlanmıştır.


Görsel - Divriği Ulu Cami Batı Taç Kapı


Görsel - Divriği Ulu Cami Batı Taç Kapı Detayı


Görsel - Divriği Ulu Cami Batı Taç Kapı Detayı

Cami batı taç kapısı nişinde üç satırlık yalın sülüs yazı bandı vardır.


Görsel - Divriği Ulu Cami Doğu Taç Kapısı Detay


Divriği Ulu Cami Doğu Taç Kapısı


Doğu taç kapısı yapının en sade taç kapısıdır. Taç kapı nişinde tek satırlık bitkisel biçimlerle kaynaşmış sülüs yazı bandını görüyoruz.




Şifahane taç kapısında, sütunlu pencere altında yalın sülüs yazıt vardır. Bu taç kapıda cami kuzey taç kapısında olduğu gibi malzeme zorlanmıştır.

Akşehir Küçük Ayasofya (MS 1235)
Mescitte kubbeye geçiş yapan üçgen yüzeyler üstünde, kubbe çevresinde çepeçevre dolaşan ve düğümlü Selçuklu kufi yazısından geliştirilmiş bezeme kuşağı vardır. Tamamen dekoratif bir anlam taşıyan bu düğümlü geçme bezeme kuşağı kesme çini mozaik tekniğinde uygulanmıştır.






Kayseri Sultan Hanı (MS 1236)
İç taç kapının arkasında kapalı hacimde ilginç bir kubbe yükselir. Kubbe kasnağında yalın olarak yazılmış Selçuk sülüs yazı kuşağı bulunmaktadır. Yazı taş üzerine kabartma olarak çalışılmıştır. Yazı kuşağının üzerinde yan yana gelmiş nişlerden bir dizi bulunmaktadır. Bu nişler yazı kuşağını ışık gölge oyunlarıyla güçlendirmektedir.

Konya Sırçalı Medrese (MS 1242)
Taç kapısı üzerindeki yazıt üç yuvarlak kemer ile sınırlandırılmıştır.
Bu yazıttan anlaşıldığına göre 2. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Bedreddin Muslih tarafından yaptırılmıştır.




Yapıtın iç hacim duvarları kesme çini mozaik tekniğinde çinilerle kaplı olduğu için Sırçalı Medrese ismini almış ve çinileri ile ün salmıştır.
Eyvan çevresinde kesme çini mozaik tekniğinde yazı kuşağı dolaşır.






Bakımsızlık yüzünden bugün harap durumda olan bu yazı kuşağı sülüs yazı ile yazılmıştır. Sülüs yazı kuşağı çevresi bitkisel elemanlarla, koyu tonda bezenmiştir. Çini renkleri olarak; gök mavisi, patlıcan moru kullanılmıştır.

Kayseri Huand Hatun Külliyesi (MS 1237)
Taç kapısının üst kısmına yerleştirilmiş olan yazıttan caminin Huand hatun tarafından tamamlandığı anlaşılmaktadır.




Beyaz mermer kaide üzerinde yükselen altı yüzlü türbe konik çatılıdır. Çatının altında, dış yüzeyler üzerinde bütün yüzeyleri dolaşan bir Selçuklu sülüs yazı kuşağı vardır. Taş üzerine yuvarlak kesitli, kabartma olarak çalışılmıştır. Bu kuşakta yazı yalındır. Yazıyı bezeyen herhangi bir unsur kullanılmamıştır.







Tercan Mama Hatun Türbesi
Türbe taç kapısındaki yazı şeridi kemer kuşağını oluşturmaktadır. Taşa dik kesim olarak işlenmiş yalın kufi yazı kuşağında bir ayet yazılıdır. Kapı kemerinin oturduğu sütunların üstünde beş köşeli yıldız biçiminde düzenlenmiş düğümlü kufi yazı ile Peygamber ve dört halifenin isimleri yazılmıştır. Tamamen dekoratif bir unsur olan bu yıldız biçimli yazı, çeşitli yönlerde okunabilecek şekilde, ilginç bir düzenlemedir.
Taşa dik kesim olarak işlenmiş bu taç kapının yazı bandı çiçekli kufidir. Bu yazı bandı yumuşak, bitkisel, bezemelerin üstünde statik fakat akıcı bir biçimde hareket etmektedir.










Eski Malatya Ulu Cami (MS 1247)
İzzettin Keykavus 2. döneminde Ebubekir'in oğlu Şehabettin İlyas tarafından inşa ettirilmiştir.
Ulu cami kubbesi sırlı ve sırsız tuğla ile optik dizi yapıyı güçlendirmektedir.
Kubbe merkezinde, kesme çini mozaik tekniğinde altıgen yıldızla beraber, her yönden okunabilecek şekilde, kufi yazı ile Mehmet yazısı yer almaktadır.






Eğridir Taş Medrese (MS 1250)
Taç kapıda yazı sanatı yönünden önemli olan kapı çerçevelerinden birinin yazı kuşağı olarak ortaya çıkmasıdır.






Konya Karatay Medresesi (MS 1251)
Karatay Medresesi taç kapısında, yapı elemanı olarak mermer kullanılmıştır. Taç kapı nişinde küçük kemerlerin oluşturduğu bir bezeme bandı giriş kapısını çerçevelemektedir. Bu küçük kemer biçimi elemanların içleri sülüs yazı ile bezenmiştir.



Kapının iki yanında sütun üstü simetrik panoları gene sülüs yazı ile bezenmiştir. Taç kapı üst kısmını geniş bir sülüs yazı bandı kaplamaktadır.
Halen Anadolu Selçukluları çini müzesi olan bu yapı çinileri ile ün salmıştır. Medresenin duvarlarını ve içini kaplayan bu eşsiz çini bezemeleri, değişik ve ilginç bir hacim etkisi bırakmaktadır. Kubbede kesme çini mozaik tekniği ile yıldız geçme motifleri, gök mavisi rengin etkisi, gökyüzünü bu hacim içerisine getirmiş gibidir. Bu yıldızlı kubbenin kasnağında, kesme çini mozaik, düğümlü kufi yazı kuşağı çepeçevre dolaşmaktadır.
Bingiler Muhammed ve dört halifenin isimleri ile doldurulmuştur. Bunlar mekanın kubbesini bu isimler üzerinde tutmanın, Tanrıya yaklaşmanın sembolik anlatıcıları olarak kabul edilmektedir.
Bu daha sonraki mimari gelişimlerde bir gelenek olarak yerleşmiş, Osmanlı devri yapıtlarının kubbe taşıyıcılarına bu kutsal isimleri levha üzerine yazarak asmak adet olmuştur.
Medrese kubbe göbeğinde aydınlığı çevreleyen tamburda düğümlü kufi yazı kuşağı vardır. Bu yazı kuşağı kapladığı alan olarak kubbe yazı kuşağına oranla daha küçük olduğu için yazı sıkışık bir istif gösterir. Bingiler arasında ve kesme çini mozaik tekniğinde, yazı karakterinde bezeme kuşağı çepeçevre dolaşmaktadır.
Pencere üstü niş alınlıklarında sülüs yazı bantları vardır. Burada da yazı alt yüzeyi bitkisel bezemeler ile bezenmiştir.
Ayrıca eyvan kemeri alınlığında sülüs yazı kuşağı dolaşır. Burada da yazı alt yüzeyi kıvrak bitkisel elemanlarla bezenmiştir.
Geometrik düzen ve yazı alt yüzeye göre daha koyu renkle çalışılmış ve bu nedenle belirgin duruma gelmiştir. Alt yüzeydeki bezemeler ise daha açık tonda işlenmiş unsurlardır.



Konya İnce Minareli Medrese (MS 1258)
Daha önce Anadolu Selçukluları yapıtlarında bir yazıt kuşağı olan yazı elemanı burada taç kapı yüzeyinde en önemli dekoratif eleman olarak karşımıza çıkar.
Taç kapı giriş kapısı üzerinde düğümlenerek üst noktaya kadar yükselen iki yazı kuşağı çeşitli yönlerde döndüğü için okunma olanağını yitiriyor. Sülüs yazı türü ile taş üzerine son derece yumuşak ve yuvarlak kesimle çalışılmıştır. Bu iki kuşak üzerinde yazı yer yer sıklaşmakta ve gevşemektedir. Bu kuşaklar içerisine yazıyı sığdırma endişesi dikkatimizi çeker.
Taç kapı saçağının hemen altındaki madalyonda sanatçının ismi yazılmıştır. Böyle bir noktada sanatçı ismi ilk kez bu taç kapıda görülmektedir.
Medresenin içinde, kubbe kasnağında çini mozaik tekniğinde düğümlü kufi yazı kuşağı vardır. Tuğla örgü kubbe, renkli tuğla ile satranç 'lı kufi yazı karakterinde birimler bezenmiştir.
Bingilerin altında bulunan pencere üstü nişlerinde düğümlü kufi yazı kesme çini mozaik tekniğinde yapılmıştır.






Konya Sahip Ata Cami (1258)
Taç kapının iki yanındaki minareler bugün yıkılmış olup, sağdaki minarenin sadece kaidesi kalmıştır. Taç kapının ilk çerçevesi yüzeyden kabartma işlenmiş, yuvarlak kesitli sülüs yazıdır. Ayrıca taç kapı nişi üzerinde, geniş bir alanda çiçekli kufi yazı kullanılmıştır. Yan kanatlar taç kapıdan ayrı bir görünüm vermektedir.
Minarelerin taç kapı yan kanatlarına birleştiği yerin altında, tuğla mozaik tekniğinde kufi yazılı iki pano yer almaktadır. Bu panolar altında sivri kemerli küçük iki pencere vardır. Pencerelerin etrafını iki kapalı düğüm motifi çevrelemektedir. Yan kanatların alt kısmında küçük bir taç kapı görünümü veren iki pencere vardır. Bunların sebil oldukları sanılmaktadır. Bu pencerelerden sağdakinin ilk çerçevesi, bir Selçuklu sülüs yazısıdır.
Bu yazı çerçeveden sonra gelen iki bezeme motifli çerçevenin altında tek satırlık çiçekli kufi yazıt vardır.
Yazı satırının altında iki madalyonda taş üzerine negatif diyebileceğimiz oyma teknikle, İnce Minareli Medresede olduğu gibi, sanatçının ismi yazılıdır. Sivri kemerli pencerenin üstünde bir kaval silme tarafından sarılmış bir satırlık sülüs yazı vardır. Bu yazı taşa yuvarlak kesitli ve kabartma olarak işlenmiştir. Soldaki pencerenin ilk çerçevesinde, sağ pencerede olduğu gibi, sülüs yazıdır. Sadece taşa kabartma olarak işlenmemiş derin olarak işlenmiştir. Küçük nişin üzerinde gene bir kufi yazı kuşağı görülür. Sağ taraftaki kufi yazıdan daha çok bitkisel motiflerle bezenmiştir.
Küçük pencerenin üstünde bir düğüm motifi ile sarılan, taşa kabartma işlenmiş yuvarlak kesitli bir sülüs yazı şeridi bulunmaktadır.

Çay Medrese (1262)
3. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Yusuf bin Yakup tarafından medrese olarak yaptırılmıştır. Bugün onarılmış ve cami olarak kullanılmaktadır. Halk arasında Taş Cami olarak bilinmektedir.
Bu medresenin önemi çini bezemesi mihrabı kapsamaktadır. Mihrabı oluşturan geniş kuşakta yazı ile birlikte bir Bizans motifi kullanılmıştır. Bu motifin aynısı, medresenin cephesine bitişik işlenmiş bir Bizans taşı olan ve bugün bir çeşme olarak kullanılan, ayna taşında görülmektedir.
Medrese mihrabın çinilerini yapan sanatçı çevresinde çok gördüğü bu motifin dekoratif etkisinden faydalanarak aynı motifi tamamen İslami bir anlayışla birleştirerek işlemiştir.
Buradaki sekiz köşeli yıldız biçimindeki bağlantı İslam bezeme zevkinin açık belirtisidir. Bu sekiz köşeli, türk mavisi yıldızların içinde kesme çini mozaik tekniğinde yazıya rastlıyoruz. Eksik ve kötü bir şekilde tamir edilmiş olan mihrap nişinin üstünde geniş bir kufi yazı kuşağı bulunmaktadır. Yazı boşluklarına, ender gördüğümüz, değişik biçimde bitkisel elemanlar serpilmiştir.
Kubbe kasnağında düğümlü kufi yazıyı andıran, kesme çini mozaik tekniğinde, bezeme kuşağı çepeçevre dolaşmaktadır.
Malzemeyi zorlamadan düzenlenen taç kapıda iki satırlık yuvarlak kesitli sülüs yazı yazıt bulunmaktadır.









Yorumlar